4 Şubat Dünya Kanser Günü
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserle mücadelede farkındalığın artırılması ve eğitimin yaygınlaştırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Dünya Kanser Günü’nün, Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) öncülüğünde ilk kez 2005 yılında başlatıldığını hatırlatan Bildirici, her yıl 4 Şubat’ta dünya genelinde çeşitli etkinliklerle kanser konusunda bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığını ifade etti.
Kanserin Başlıca Nedenleri ve Önlenebilirliği
Bildirici, kanserin gelişiminde etkili olan başlıca risk faktörlerine dikkat çekerek, tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, düşük fiziksel aktivite, alkol tüketimi ve obezitenin bu hastalığa zemin hazırlayan en önemli etkenler arasında yer aldığını belirtti. Ancak, kanserlerin üçte birinin bu risk faktörlerinden kaçınılarak önlenebileceğini ifade eden Bildirici, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle kanser riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini vurguladı.
Kanserin Küresel Yükü
Kanserin, hem dünyada hem de Türkiye’de ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten Bildirici, her yıl yaklaşık 19 milyon kişiye kanser teşhisi konulduğunu ve 9,9 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde, 2040 yılına gelindiğinde yıllık vaka sayısının 30 milyona ulaşabileceğinin öngörüldüğünü aktardı. En sık görülen kanser türlerinin ise meme, akciğer, kalınbağırsak, prostat ve mide kanseri olduğunu dile getirdi.
Tütün kullanımının kansere bağlı ölümlerin yaklaşık %22’sinden sorumlu olduğunu hatırlatan Bildirici, sigaradan uzak durmanın hayati önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin kanser riskini azaltmada önemli rol oynadığını vurguladı.
Erken Teşhis Hayat Kurtarır
Kanserle mücadelede erken teşhisin kritik öneme sahip olduğunu belirten Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü’nün meme, rahim ağzı ve kalınbağırsak kanserleri için toplum tabanlı tarama programlarını önerdiğini hatırlattı. Türkiye’de de bu kapsamda yürütülen tarama programlarının başarıyla devam ettiğini belirten Bildirici, birinci basamak sağlık kuruluşları ve mobil tarama araçları aracılığıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ifade etti.
Son olarak, kansere karşı korunmanın herkesin hakkı olduğunu belirten Bildirici, vatandaşları kanser taramaları için Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) gibi sağlık kuruluşlarına başvurmaya davet etti.




















