Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Bahar Bilen, Ramazan ayına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlk günlerde sektörde durgunluk yaşandığını belirten Bilen, bu sürecin genellikle bakım ve hazırlık çalışmalarıyla geçirildiğini ifade etti. Bilen, “Ramazan ayının ilk haftası bizim için durağan geçiyor. Biz de bu dönemi tamirat, tadilat ve işletmelerimizin bakım işleriyle ilgilenerek değerlendiriyoruz. İkinci haftadan itibaren ise ufak bir hareketlenme başlıyor. Bu yılın biraz daha hareketli geçmesini bekliyoruz; çünkü bildiğiniz gibi zor bir yıl geçirdik. Dolayısıyla bu sene beklentilerimiz daha yüksek.” dedi.
Lokantalardaki iftar fiyatlarına da değinen Bilen, işletmeler arasında önemli farklar bulunduğunu belirterek, “Lokantalarımız arasında fiyat farklılıkları bulunuyor. Orta segment lokantalarımızda kişi başı fiyatlar 250 TL ile 700–750 TL arasında değişebiliyor. Üst segment, programı veya matinesi olan işletmelerde ise bu fiyatlar kişi başı 1.000 TL ile 3.000 TL arasında farklılık gösterebiliyor.” ifadelerini kullandı.
Fiyatların geçen yıllara göre ciddi oranda arttığını vurgulayan Bilen, alım gücüne dikkat çekerek, “Geçen yıllara göre fiyatlarda yaklaşık %40 ile %50’ye varan artış söz konusu. Tabii bu durum vatandaşın alım gücüyle de ilgili. İşçi, emekli ve memurların çok fazla rağbet göstereceğini zannetmiyorum; ancak orta ve üst gelir grubundaki vatandaşlarımızın işletmelere ilgi göstereceğini düşünüyoruz.” diye konuştu.
Esnaf lokantalarının Ramazan için özel zam uygulamadığını belirten Bilen, servis düzeni için paket menü tercih edildiğini söyleyerek, “Esnaf lokantaları ise Ramazan ayı için herhangi bir fiyat farkı uygulamıyor. Sadece sunum kolaylığı sağlamak amacıyla paket menüler hazırlıyorlar. Ezan okunduğunda herkesin aynı anda servis alabilmesi için bu menüler tercih ediliyor.” dedi.
Dışarıda iftar yapmayı planlayan ailelere de çağrıda bulunan Bilen, yoğunluk nedeniyle erken gidilmesi ve rezervasyon yapılmasının önemine dikkat çekerek, “Dışarıda iftar yapmak isteyen ailelerin, gidecekleri işletmeye biraz daha erken gitmeleri yerlerine rahatça oturmalarını sağlar. Ayrıca rezervasyon yaptırarak gitmeleri hem kendi işlerini hem de işletmecilerin işini kolaylaştıracaktır. Bu nedenle rezervasyon yaparak gitmeleri daha uygun olur.” ifadelerini kullandı.
Ramazan ayına ilişkin temennilerini de paylaşan Bilen, “Paylaşmanın, yardımlaşmanın, sabrın ve kardeşliğin en güzel şekilde idrak edildiği bu mübarek ayın; gönüllerimize ferahlık, sofralarımıza bereket, hanelerimize huzur, esnafımıza helal rızık ve bol kazanç getirmesini diliyorum. İhtiyaç sahiplerini gözettiğimiz, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz bir Ramazan geçirmeyi temenni ediyorum. Tüm İslam âleminin Ramazan ayını tebrik ediyor; sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.” dedi.
Sektörün maliyet baskısı altında olduğunu belirten Bilen, doğal afetler ve fiyat dalgalanmalarının esnafı zorladığını ifade ederek, “Doğal afetler bizleri zaman zaman zor durumda bırakıyor. Esnaf lokantaları olarak fiyat tarifelerimizi yılda bir kez, TÜFE ve ÜFE oranlarına göre güncelliyoruz. Ancak et, emtia, sebze ve tarım ürünlerindeki değişken fiyatlar bizleri ciddi anlamda zor durumda bırakıyor. Bu nedenle birçok esnaf arkadaşımız zarar ediyor. Kontrollü bir şekilde ayakta kalmaya çalışsak da bu dalgalanmalar sektörümüzü olumsuz etkiliyor.” diye konuştu.
Gıda güvenliği ve denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Bilen, ilgili bakanlıklara çağrıda bulunarak, “Gıda güvenliği konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Denetim mekanizmasının 7/24 esasına göre işlemesi büyük önem taşıyor. Sadece ihbar hattına dayalı bir sistem yerine, denetçilerin çağrıldığında anında yerinde müdahale edebileceği bir yapı oluşturulmalı. Aksi takdirde mesai saatleri dışında sektörümüz çeşitli olumsuzluklara açık hâle geliyor.” dedi.
Kontrolsüz işletme artışının haksız rekabete yol açtığını da dile getiren Bilen, “Son dönemde kontrolsüz işletme artışları yaşanmakta ve bu durum haksız rekabeti beraberinde getirmektedir. Haksız rekabet, merdiven altı üretimi; merdiven altı üretim ise halk sağlığını tehdit eden ciddi sorunları doğurmaktadır. Yaşanan olumsuzlukların temelinde de bu denetimsizlik yatmaktadır. Bu nedenle kontrolsüz çoğalmanın önüne geçilmesi için ivedilikle yasal düzenlemeler yapılmalı.” ifadelerini kullandı.
Sektörün doğrudan insan sağlığıyla ilgili olduğunu vurgulayan Bilen, “Sektörümüz doğrudan insan sağlığıyla ilgilidir ve bu konu asla ihmale gelmez. Gıda ve ürün standartları net bir şekilde belirlenmeli, denetimler artırılmalı ve sektörümüz koruma altına alınmalı.” dedi.

















