Kıymetli Hemşehrilerim, Bugün, aziz milletimizin kaderini değiştiren, inancın ve kararlılığın her türlü teknik üstünlüğe galip geldiğini tüm dünyaya gösteren 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünü büyük bir onur ve gururla idrak ediyoruz. Aynı zamanda, vatanımızın her bir karış toprağını canları pahasına savunan kahraman şehitlerimizi anmanın derin hüznünü ve sonsuz minnetini yüreklerimizde hissediyoruz.
Bir Milletin İmanla Yazdığı Destan: Çanakkale
Çanakkale, yalnızca askeri bir zaferin adı değildir; o, bir milletin topyekûn ayağa kalkışının, bağımsızlığına olan sarsılmaz bağlılığının ve özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesidir. “Çanakkale Geçilmez!” sözü, o gün düşmana karşı verilen destansı mücadelenin simgesi olduğu gibi, bugün de milletimizin ortak hafızasında ve her bir ferdinin kalbinde aynı inanç ve kararlılıkla yaşamaya devam etmektedir.
Çanakkale: İnancın ve Fedakârlığın Zirvesi
Milli Mücadele’nin önemli merkezlerinden biri olan Eskişehir, o zorlu günlerde cepheye uğurladığı kınalı kuzularıyla, sağladığı lojistik destekle ve sergilediği eşsiz vatan sevgisiyle Çanakkale ruhunu en derin şekilde hisseden şehirlerimiz arasında yer almıştır. Bu fedakârlık ve dayanışma ruhu, milletimizin birlik ve beraberlik içerisinde neleri başarabileceğinin en açık göstergesidir.
Geçilmez Bir Ruhun Adı: Çanakkale
Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk; büyük bedeller ödenerek emanet edilen bu kutsal vatanı, aynı inanç, azim ve birlik ruhuyla korumak, daha güçlü ve daha müreffeh yarınlara taşımaktır. Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras, bu ruhu yaşatmak ve daima diri tutmaktır.
Tarihi Değiştiren Direniş: 18 Mart Ruhu
Bu vesileyle başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, 15 Temmuz’dan günümüze kadar vatan uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.



















