Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, su yönetimi ve Eskişehir’in gelecekte karşılaşabileceği risklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Suyun hayati bir nimet olduğunu belirten Bingöl, Eskişehir için yıllardır uyarılarda bulunduğunu ancak gelinen noktada artık fiili bir krizle karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Bingöl, şu ifadeleri kullandı:
“Gerçekten su hayattır; su büyük bir nimettir. Bunu öncelikle ifade etmek isterim. Daha önce de Eskişehir’de defalarca dile getirmiştim. Eskişehir, 2030 yılına geldiğimizde ciddi bir su problemiyle karşı karşıya kalacak. Bu uyarıları defalarca yapmamıza rağmen bugün artık fiilen bir su kriziyle yüz yüzeyiz.”
“Bu sorun tek başına çözülemez”
Su meselesinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini dile getiren Bingöl, kurumlar arasında dağınık bir yapı bulunduğuna dikkat çekti. Sorunun çözümünün ortak akıl ve iş birliğinden geçtiğini belirten Bingöl, Türkiye’de su yönetiminin birçok kurum arasında paylaşıldığını ve bu durumun etkinliği azalttığını ifade etti. Bingöl açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Ancak burada siyasi partilerin birbirlerini eleştiren bir dil kullanmasını doğru bulmuyorum. Ortak bir çözüm üretilmeden bu sorunun çözülmesi mümkün değil. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki Türkiye’de su yönetimi, çok sayıda kurumun dağınık sorumluluk alanları arasında sıkışmış durumda. Devlet Su İşleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, yerel yönetimler, büyükşehir belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri ile organize sanayi bölgeleri arasında etkin bir koordinasyon ve birlikte çalışma sağlanmadan bu sorun çözülemez.”
Sakarya ve Seyitgazi vurgusu
Eskişehir’in su potansiyelinin sınırlı olduğunu belirten Bingöl, daha önce gündeme getirdikleri alternatif kaynaklara dikkat çekti. Büyükşehir belediye başkan adayı olduğu dönemde Sakarya Nehri’nden Eskişehir’e su getirilmesine yönelik bir projeleri olduğunu hatırlatan Bingöl, bu önerinin zamanında dikkate alınmadığını ifade etti. Ayrıca Seyitgazi Ovası’ndaki yer altı suyu potansiyeline de işaret ederek şunları söyledi:
“Eskişehir’in su kaynaklarına baktığımızda, şehrin çok zengin bir su potansiyeline sahip olmadığını görüyoruz. Ancak daha önce de ifade ettiğim gibi, büyükşehir belediye başkan adayı olduğum dönemde Sakarya Nehri’nin kaynağından Eskişehir’e su getirilmesine yönelik bir projemiz vardı. O gün bu projeyi dinlemediler; bugün ise Sakarya’daki su seviyesinin azaldığını ifade ediyorlar.”
Bingöl, Seyitgazi Ovası’nda yer alan yer altı sularının büyük ölçüde atıl durumda olduğunu ve bu kaynağın Eskişehir’in su ihtiyacını uzun yıllar karşılayabilecek kapasitede olduğunu dile getirdi.
“Bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş bir potansiyel”
Seyitgazi’deki su rezervlerinin bilimsel çalışmalarla tespit edildiğini belirten Bingöl, bu kaynağın mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yerel yönetimler ile merkezi idarenin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Bingöl, şu ifadeleri kullandı:
“O dönemde yerel yönetimlere başka bir hususu daha dile getirmiştim: Seyitgazi Ovası’nın altında ciddi miktarda yer altı suyu bulunmakta. Bu kaynağın bugün yalnızca yaklaşık %15’i kullanılmakta, %85’i ise atıl durumda. Oysa bu rezerv, Eskişehir’in su ihtiyacını karşılayabilecek büyüklüktedir.”
Su krizinin yalnızca yeni kaynaklarla değil, aynı zamanda yapısal önlemlerle aşılabileceğini belirten Bingöl, havza bazlı su yönetimi, Ulusal Su Yasası ve modern sulama tekniklerinin önemine dikkat çekti. Kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi ve atık suyun geri kazanılması gerektiğini vurgulayan Bingöl, musluklardan içilebilir su akmasının da sağlanması gerektiğini ifade etti.
“2030’a doğru risk büyüyor”
Eskişehir’in mevcut su kapasitesinin bugünkü nüfusa ancak yettiğini belirten Bingöl, nüfus artışıyla birlikte riskin daha da büyüyeceğini söyledi. 2030 yılında nüfusun 1 milyon 200 bine ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Bingöl, gerekli tedbirlerin bugünden alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Açıklamasının sonunda Devlet Su İşleri, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunan Bingöl, su meselesinin siyasi hesaplardan uzak tutulması gerektiğini belirterek, kurumların koordinasyon içinde çalışmasıyla kalıcı çözümler üretilebileceğini vurguladı.

















