Eskişehir Çocuk ve Hayvan Haklarını Savunma Derneği Başkanı Nesrin Çiçek yaptığı açıklamada, uzun süredir hayvanların yaşam hakkı için mücadele verdiklerini belirterek, yaşananların duyulmasını istediklerini ifade etti. Çiçek, “Biz burada, Eskişehir’de şu anda bir sesi tekrar işittirmek için, sağır kulaklara 1 gram da olsa, küçük de olsa bir bukle bırakmak adına buradayız.” dedi.
Çiçek, hayvanların kısırlaştırma ve yerinde yaşatma taleplerine rağmen zamanla “yaşam alanlarını” kabul etmek zorunda kaldıklarını dile getirerek, bunun temel amacının hayvanların yaşam izlerinin sürmesi olduğunu söyledi.
“Hayvan koruma yasasına çok tepkiliyiz”
Çiçek, iktidarın çıkardığı hayvan koruma yasasına yönelik tepkilerini açıkça dile getirerek sivil toplum kuruluşlarının herhangi bir siyasi yapının parçası olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Çiçek, “Kimse sivil toplum kuruluşlarını birinin yancısı, diğerinin sağ kolu, birinin sırttaşı, diğerinin koltuk altında gezdiği insanlar olarak düşünmesin.” ifadelerini kullandı.
Sivil toplum kuruluşlarının her siyasi görüşten ve farklı inançlardan insanları barındıran bir yapı olduğuna dikkat çeken Çiçek, kendisinin de bu hareketin öncülerinden biri olduğunu belirtti.
“İlçelerden altyapısız şekilde hayvanlar getirildiğini biliyoruz”
Açıklamasında Eskişehir’e ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çiçek, geçmişte yerel yönetim tercihlerinde hayvan haklarına verilen desteğin etkili olduğunu ancak gelinen noktada beklentilerin karşılanmadığını savundu. Çiçek, yaşam alanlarının 2028 yılına kadar yasal süresi bulunan alanlar olduğunu hatırlatarak, sürecin planlı ve altyapı oluşturularak yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Çiçek, ilçelerden gelen hayvanların altyapısı bulunmayan araçlarla toplandığına yönelik bilgiler aldıklarını belirterek, “İlçelerden gelen, hiçbir şekilde ilçelerde altyapısı olmayan küçük Peugeot veya Partner dediğimiz küçük arabalarla 25 tane köpeğin sığdırıldığı, saman balyası denilen iplerle bağlanarak yaşam alanına getirildiğini biliyoruz.” dedi.
“Protokol yapılmıştı, kısırlaştırma merkezleri verimli olabilirdi”
Kentte daha önce bir protokol yapıldığını ifade eden Çiçek, Tepebaşı ve Odunpazarı bakımevlerinin kısırlaştırma merkezi olarak daha verimli kullanılabileceğini dile getirdi. Çiçek, buna rağmen hayvanların kent içinden alınarak barınaklara sürüldüğünü, kırsalda yaşayan hayvanların bulunduğu alanlara bırakıldığını iddia etti.
“Heyet gönderdik, taştan ses geldi”
Çiçek, aylardır ilgili kurumlara ulaşmak için girişimlerde bulunduklarını belirterek, “Biz defalarca heyet gönderdik, aracılar kıldık fakat bizlere taştan ses geldi.” ifadelerini kullandı. Yaşam alanlarında yaz döneminde gölgeliklerin yetersiz olduğunun bilindiğini söyleyen Çiçek, kış ayları için de bu alanların korunaklı hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Personel hakkında olumsuz konuşmak istemediğini ifade eden Çiçek, çalışanların ancak kendilerine sunulan imkanlarla hizmet verebileceğini söyledi.
“2000’in üzerinde hayvan olduğu söylendi, yemlik ve suluklar yetersiz”
Çiçek, yapılan ziyaretlerde ilçelerden gelen hayvanlarla birlikte yaşam alanında “2000 küsur” hayvanın bulunduğunun kendilerine rakamsal olarak ifade edildiğini belirtti. Alandaki barınma koşullarının yetersiz olduğunu savunan Çiçek, yemlik ve sulukların da ihtiyacı karşılamadığını dile getirdi.
Çiçek, oluşan şartlar nedeniyle hayvanların hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, yaşanan tabloya dikkat çekti.
TBMM’ye ve Eskişehir’deki siyasi yapılara çağrı
Çiçek, yaşananların yalnızca Eskişehir’e ait bir sorun olmadığını belirterek, yasanın uygulanmasının farklı illerde de benzer görüntülere neden olduğunu ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve Eskişehir’deki siyasi parti il başkanlarına çağrıda bulunan Çiçek, “Gelin Ankara’ya beraber gidelim, bir heyetle gidelim, şu ayıplı, kusurlu yasayı el birliğiyle geri çektirelim.” dedi.
Ünlüce, Kurt ve Ataç’a çağrı: “Gönüllülere yaşam alanlarını açın”
Çiçek, Eskişehir’deki yerel yönetime de seslenerek Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a çağrıda bulundu. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin kent için önemine dikkat çeken Çiçek, iş insanlarının ve gönüllülerin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Çiçek, “Gelin STK’lar, gönüllüler, iş adamları, ocak başkanlarıyla gelin şu herkesin yüreğini sızlatan, bu yüzyıla yakışmayan görüntüleri el birliğiyle kaldıralım.” ifadelerini kullandı.
“60-70 hayvanın hayatını kaybettiği bilgisi var” iddiası
Açıklamasının sonunda kendisine yöneltilen bir soruya da yanıt veren Çiçek, kesin rakam veremediğini ancak aldıkları bilgilere göre çok sayıda hayvanın yaşamını yitirdiğini öne sürdü. Çiçek, “Aldığımız bilgilere göre 60-70 tane hayvanın türlü sebeplerle hayatını kaybettiğini biliyoruz.” dedi.
Çiçek ayrıca, şehir içerisinden toplanan yaşlı hayvanlara ilişkin iddialar olduğunu belirterek, “Bu hayvanlar 13, 14, 15 yaşları arasındaki hayvanların da uyuşturucu iğne atılarak alınıp kaybolduğunu, öldüğünü, yok edildiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
