Eskişehir’de kadın örgütlerinden 8 Mart açıklaması

WhatsApp Image 2026-03-06 at 10.36.17

Eskişehir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte 9 farklı sivil toplum örgütü ve meslek odası adına açıklama yapıldı. Açıklamayı TMMOB Eskişehir İKK Kadın Çalışma Grubu Başkanı Duygu Karaca okudu. Karaca, kadınların tarihsel mücadelesine ve günümüzde karşı karşıya kaldıkları sorunlara dikkat çekerek eşitlik ve özgürlük taleplerini yineledi.

Karaca konuşmasında, 8 Mart’ın kökeninin 1857 yılında ABD’de dokuma işçisi kadınların insanlık dışı çalışma koşullarına karşı başlattığı direnişe dayandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya geldik. 8 Mart 1857 yılında ABD’de dokuma işçisi kadınların insanlık dışı çalışma koşullarına karşı başlattıkları direnişten bu yana kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam mücadelesinin simgesidir. Aradan geçen 169 yıla rağmen kadınların hak, eşitlik ve adalet mücadelesi hâlâ sürmektedir.”

Kadınların ancak mücadele ve dayanışma ile eşit ve özgür bir yaşam kurabileceğini vurgulayan Karaca, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü olmadığını, aynı zamanda kadın haklarına yönelik sorunlara dikkat çekme ve haklardan vazgeçilmeyeceğini ifade etme günü olduğunu söyledi.

“Kadınlar en temel hakları için mücadele ediyor”

Türkiye’de kadınların hâlâ temel hakları için mücadele etmek zorunda bırakıldığını belirten Karaca, kadına yönelik erkek şiddetinin en önemli sorunlardan biri olmaya devam ettiğini ifade etti. Kadın cinayetleri davalarında uygulanan “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimlerine de değinen Karaca, adalet mekanizmasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin etkilerinin görüldüğünü dile getirdi.

Karaca açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Türkiye’de kadınlar hâlâ en temel hakları için mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Kadına yönelik erkek şiddeti ise en yakıcı sorun olmaya devam etmektedir. En temel hakkımız olan yaşam hakkımızın koruma ve güvence altına alınması, şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve caydırıcı bir şekilde cezalandırılması konusunda kamu otoritelerini harekete geçirmekte hala sorunlar yaşanmaktadır. Kadın cinayetlerinde, faillerin ‘iyi hal’ ve ‘haksız tahrik’ indirimleriyle adeta ödüllendirildiği yargılamalara tanıklık etmekteyiz.”

Kadın cinayetleri verilerine dikkat çekildi

Açıklamada kadın cinayetlerine ilişkin veriler de paylaşıldı. Anıtsayaç verilerine göre 2025 yılında 457 kadının öldürüldüğü, 2026 yılının ilk iki ayında ise 62 kadının hayatını kaybettiği belirtildi.

6284 Sayılı Kanun’un etkin şekilde uygulanmamasının şiddet faillerini cesaretlendirdiğini ifade eden Karaca, kadınların en çok ev içinde ve en yakınları tarafından öldürüldüğüne dikkat çekti. Aileyi merkeze alan ancak kadını birey olarak güçlendirmeyen politikaların çözüm olmayacağı ifade edildi.

İstanbul Sözleşmesi vurgusu

Türkiye’nin 2021 yılında çekildiği İstanbul Sözleşmesi’nin kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir çerçeve sunduğunu belirten Karaca, sözleşmenin yokluğunun hissedildiğini ifade etti. Açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nin etkin ve etkili şekilde uygulanması talebi yinelendi.

Ekonomik kriz ve kadın emeği

Açıklamada ekonomik krizle birlikte kadın emeğinin daha güvencesiz hale geldiği de vurgulandı. Kadınların ev içinde ücretsiz emek, çalışma hayatında ise düşük ücretli ve güvencesiz işlerde yoğunlaştığı ifade edildi. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımının büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklendiğine dikkat çekilerek sosyal devlet politikalarının bu yükü hafifletmesi gerektiği belirtildi.

Küresel gelişmelere de değinildi

Karaca konuşmasında dünyadaki gelişmelere de değinerek savaşlar, göç krizleri, ekonomik eşitsizlikler ve iklim krizinin kadınları daha fazla etkilediğini ifade etti. Gazze ve İran başta olmak üzere çatışma bölgelerinde kadınlar ve çocukların ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Kadınların dünya genelinde ücretsiz bakım işlerine erkeklerden çok daha fazla zaman ayırmaya devam ettiğini belirten Karaca, kadın yoksulluğunun derinleştiğini ve ekonomik krizlerin kadın emeğini daha güvencesiz hale getirdiğini ifade etti.

“Eşitlik ve şiddetsiz bir dünya istiyoruz”

Karaca açıklamasının sonunda kadınların taleplerini şu sözlerle dile getirdi:

“Evde, işte, sokakta, okulda, siyasette eşitlik istiyoruz. Şiddetsiz ve savaşsız bir dünya istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Bakım yükünün kamusal politikalarla paylaşılmasını istiyoruz. Hukukun kadınlar için de eşit ve etkin uygulanmasını istiyoruz.”

Kadınların birey olarak güçlendiği, karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği, laik ve demokratik bir düzende özgürce yaşayabileceği bir Türkiye ve dünya hedefini dile getiren Karaca, “Hayatımıza, haklarımıza, laik ve özgür yarınlarımıza sahip çıkıyoruz. Yaşasın 8 Mart. Yaşasın kadın dayanışması” dedi.

Kaynak: Eskişehir Olay Haber Merkezi
Exit mobile version