Sosyolojik Çöküş: Taşradan Kaçış ve Asgari Ücret Çıkmazı
Fesih Bingöl, açıklamasının ilk bölümünde Eskişehir ve Türkiye genelindeki demografik değişime dikkat çekti. Taşrada yaşayan insanların tarım ve hayvancılıktan elde ettikleri gelirle geçinemez hale geldiğini, bu sebeple köylerin boşalarak nüfusun şehir merkezlerine yığıldığını belirtti. Şehre gelen gençlerin ise iş bulma konusunda büyük zorluklar yaşadığını, iş bulanların ise “insan haysiyetine yakışmayan” asgari ücretle yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
Bingöl, “Ülkenin kaynakları maalesef israf, faiz ve yolsuzluğa aktarılıyor. Bu sebeple hem asgari ücretle çalışan kardeşlerimize hem de emeklilere arzu ettikleri rakamlar verilemiyor” diyerek, ekonomik tercihlerdeki adaletsizliğin altını çizdi.
Tarım: 2026 Yılında Stratejik Bir Cephe
Dünya Tarım Örgütü’nün geçmiş yıllardaki uyarılarını hatırlatan Bingöl, içinde bulunduğumuz 2026 yılında tarımın artık bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini ifade etti. Savunma sanayisindeki yatırımların tek başına yeterli olmayacağını belirten Bingöl, “Topu, tankı, tüfeği olan ülkelerin değil; tarım ve hayvancılığa yatırım yapan ülkelerin ayakta kalabileceği bir dönemi yaşıyoruz” dedi.
Küresel ölçekte tarıma verilen destekleri kıyaslayan Bingöl, çarpıcı veriler paylaştı. ABD’nin tarıma yıllık 100 milyar dolar, Avrupa’nın 60 milyar dolar destek verdiğini, Türkiye’nin ise bu devlerin yanında sadece 3 milyar dolar civarında bir destekle rekabet etmeye çalıştığını söyledi. Bu durumun tarımın “bilinçli bir şekilde yapılamaz hale getirilmesi” olarak yorumlayan Bingöl, dışa bağımlılığın yapısal bir sorun haline dönüştüğünü vurguladı.
Yasal İhlal: 772 Milyar Yerine 168 Milyar Lira
Bingöl, 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’na göre tarımsal desteğin gayrisafi milli hasılanın %1’inden az olamayacağını hatırlattı. 2026 yılı bütçe verileriyle bir kıyaslama yaparak hükümetin yasayı ihlal ettiğini savundu: “Gayrisafi milli hasıla ile kıyasladığınızda desteğin 772 milyar lira olması gerekirken, 2026 bütçesinde ayrılan para sadece 168 milyar liradır. Bu rakamla tarımı ayağa kaldırmak mümkün değildir.”
Saadet Partisi’nin 5 Maddelik Çözüm Planı
Sadece sorun tespiti yapmadıklarını, çözüm yollarının da hazır olduğunu belirten Fesih Bingöl, Saadet Partisi’nin tarım vizyonunu 5 ana başlıkta topladı:
- Gerçek Destek: Üreten çiftçi zarar etmemeli, destekler göstermelik değil, gelir artırıcı olmalıdır.
- Genç Çiftçiye Güvence: Tarımda çalışan gençlerin sosyal güvenlik primleri devlet tarafından desteklenmeli, sigortalı çalışma yaygınlaştırılmalıdır.
- Teknoloji ve Eğitim: Tarım, “eski usul” bir iş değil; yüksek teknolojili, stratejik bir meslek olarak konumlandırılmalıdır.
- Kırsal Kalkınma Seferberliği: Köylerde yaşam standartları iyileştirilmeli, tarıma dayalı sanayi ve kooperatifçilik teşvik edilmelidir.
- Adil ve Milli Politika: İthalata değil, yerli üretime dayalı; çiftçiyi koruyan bir düzen kurulmalıdır.
Bingöl ayrıca, Tarım Bakanlığı’ndaki 240 bin kişilik dev kadronun planlama eksikliği nedeniyle verimli kullanılamadığını, bu insan kaynağının gençleri tarıma kazandıracak projelere yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Bereketli Topraklar, Yanlış Politikalar”
Türkiye’nin kendi kendine yetebilen bir ülke olma potansiyelini hala koruduğunu ifade eden Bingöl, “Bu topraklar bereketli, bu millet üretkendir. Doğru politikalarla fazlasını üreten bir ülke olabiliriz” dedi. Tarımı ayağa kaldırmanın milli bir sorumluluk olduğunu söyleyen Bingöl, Saadet Partisi olarak bu mücadelenin öncüsü olacaklarını vurguladı.


















