AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir kamuoyunda uzun süredir gündemde olan bazı konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Hatipoğlu, Yılmaz Büyükerşen hakkında devam eden yargı süreci, vakıflar ve mülkiyet iddiaları ile Balmumu Müzesi’nin gelirlerine dair soruların net şekilde yanıtlanması gerektiğini ifade etti.
Hatipoğlu, Yılmaz Büyükerşen hakkında yürüyen sürecin kendisini de üzdüğünü belirterek, “Eskişehir’e yıllarca hizmet etmiş Yılmaz Büyükerşen’in bu şekilde itham edilmesi, yargılanması tabii bizi de çok üzüyor” dedi. Bu konudaki görüşlerini uzun yıllardır dile getirdiğini ifade eden Hatipoğlu, “Haksız kazanç anlamında zaten doğal akışına aykırı şekilde bir mal edinimi söz konusu. Zaten bunun için yargılanıyor. Hani ben bunu bugün değil, 20 yıldır söylüyorum” ifadelerini kullandı.
“ÜNİVERSİTEYE GERİ VERSİN”
Alanya’daki otel ve Eskişehir’deki Çağdaş Okullarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hatipoğlu, “Alanya’daki otel, 5 yıldızlı, buradaki Çağdaş Okullarının gerçek sahibi Anadolu Üniversitesidir” dedi. Bu yapıların vakıflar ve şirketler üzerinden el değiştirdiğini öne süren Hatipoğlu, “Bunlar bir şekilde vakıflar, vakıflardan Yılmaz Büyükerşen’in vakfına, oradan şirketlere aktarılmıştır” şeklinde konuştu.
Hatipoğlu, söz konusu mal varlıklarının üniversiteye iade edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu haksız kazancın Yılmaz Büyükerşen’de ömrünün son demlerinde bu veballe yaşamamalı ve bu iki hem Çağdaş Okullarını hem de Alanya’daki oteli üniversiteye geri versin” dedi.
“HAYATIN DOĞAL AKIŞINA AYKIRIDIR”
Açıklamalarında haksız kazanç iddiasını yineleyen Hatipoğlu, “Hayatında hiç ticaret yapmamış, hep maaşlı çalışmış bir kişinin bunlara sahip olması hayatın doğal akışına aykırıdır, mahkeme de bunu söylüyor zaten” ifadelerini kullandı. Vakıfların üniversite çalışanlarından toplanan paralarla kurulduğunu öne süren Hatipoğlu, bu konuda ciddi bir hak ihlali bulunduğunu söyledi.
“HİÇBİR BELEDİYENİN BÜTÇESİNDE BUN GÖREMİYORUZ”
Hatipoğlu’nun açıklamalarında Balmumu Müzesi de önemli bir yer tuttu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesinde müzenin belediyeye ait olduğunun belirtildiğini ifade eden Hatipoğlu, yatırımın belediye kaynaklarıyla yapıldığının da açıkça yer aldığını söyledi. Hatipoğlu, müzenin bugüne kadar milyonlarca kişi tarafından ziyaret edildiğinin beyan edildiğini hatırlatarak, bu ziyaretçi sayısı ve güncel giriş ücretleri üzerinden hesaplandığında ortaya çok büyük rakamların çıktığını dile getirdi.
Bu gelirlerin akıbetine ilişkin sorular yönelten Hatipoğlu, “Bunu sorduğumuzda bu işte öğrencilere burs olarak aktarılacak denmişti ancak biz hiçbir belediyenin bütçesinde bu geliri göremiyoruz” dedi. Kaç öğrenciye ne kadar burs verildiğinin de açıklanmadığını belirten Hatipoğlu, müzede verilen fişlerle ilgili endişeleri olduğunu ifade etti.
“BELEDİYE TARAINDAN AÇIKLANMASI GEREKİYOR”
Hatipoğlu, Balmumu Müzesi’nden elde edilen gelirin nereye gittiğinin net şekilde açıklanması gerektiğini belirterek, “Bu doğrultuda bugüne kadar Balmumu Müzesine giden kişi sayısı ve buradan elde edilen gelirin, bu gelirin Yılmaz Büyükerşen’in cebine mi gittiği veya belediye kaynaklarının içine mi girdiği, oradan da öğrencilere burs verildiği kaç kişiye kaç paralık burs verildiğinin belediye tarafından açıklanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Aksi durumda ciddi bir sorun bulunduğunu öne süren Hatipoğlu, “Aksi takdirde burada çok büyük bir yolsuzluk vardır. Bu yolsuzluğun da üzerine gideceğiz” dedi.
“BÖYLE BİR ŞEYİ KABL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
Belediye kaynaklarıyla yapılan bir müzenin şahsi mülk olmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Hatipoğlu, “Belediye bu kendi kaynaklarıyla bu müzeyi yapacak, çalışanların maaşlarını belediye ödeyecek ama gelirin tamamı Yılmaz Büyükerşen’e gidecek. Yani böyle bir şeyi bizim kabul etmemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Hatipoğlu, kredi kartı uygulamasına ilişkin daha önce tespitlerde bulunduklarını da aktararak, bu konuyu Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye ilettiğini, son dönemde kredi kartı uygulamasının başladığını ancak tüm sürecin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
