1. Haberler
  2. eskişehir
  3. İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nden 6 Şubat’ın üçüncü yılında açıklama

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nden 6 Şubat’ın üçüncü yılında açıklama

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası adına konuşan Orkun Kılıç, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin hâlâ büyük bir deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Orkun Kılıç, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Türkiye’nin depreme karşı yeterince hazırlıklı olmadığını belirtti. Kılıç, yaşanan büyük kayıpların ardından geçen süreye rağmen, risklerin azaltılmasına yönelik somut ve bütüncül adımların atılmadığını dile getirdi.

Açıklamasında 6 Şubat depremlerinde on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiğini, 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığını ve 200 binden fazla yapının ağır hasar aldığını hatırlatan Kılıç, bu tarihin yalnızca bir anma günü olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Depremin öngörülebilir bir doğa olayı olduğunu vurgulayan Kılıç, yıkımın asıl nedeninin yapı üretimi, denetim ve risk azaltma politikalarındaki eksiklikler olduğuna dikkat çekti.

“Sorun doğada değil, insan eliyle yaratılan zaaflarda”
Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu ölçüde yıkıma yol açmamasının, sorunun kaynağını açıkça ortaya koyduğunu belirten Kılıç, Türkiye’de orta büyüklükteki depremlerde bile ciddi hasarların yaşandığını söyledi. Geçtiğimiz yıl Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen iki depremde yüzlerce binanın ağır hasar aldığını anımsatan Kılıç, bu durumun yapı stokunun kırılganlığını gözler önüne serdiğini ifade etti.

İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yaşanan Silivri merkezli depremin ardından ortaya çıkan iletişim sorunları ile toplanma alanları ve acil ulaşım yollarındaki yetersizliklerin, olası büyük bir deprem için endişeleri artırdığını belirten Kılıç, mevcut durumun iyimser senaryolara izin vermediğini kaydetti.

Yapı stokunda risk sürüyor
Kılıç, Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski taşıdığını vurgulayarak, özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen binaların ciddi tehlike oluşturduğunu söyledi. Son 25 yılda çıkarılan imar affı düzenlemeleriyle mühendislik hizmeti almamış yapıların yasal hale getirildiğini belirten Kılıç, bunun riskleri daha da artırdığını ifade etti.

TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna ve bakanlık verilerine dikkat çeken Kılıç, milyonlarca konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğinin resmi makamlarca da kabul edildiğini hatırlattı. Buna rağmen, ülke genelinde güncel ve şeffaf bir yapı envanterinin hâlâ oluşturulmadığını belirtti.

Kentsel dönüşüm eleştirisi
Yaklaşık 13 yıldır uygulanan kentsel dönüşüm politikalarının risk azaltma yerine çoğunlukla arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere dönüştüğünü söyleyen Kılıç, dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını vurguladı. Zemin yapısı, nüfus yoğunluğu, ulaşım altyapısı ve toplanma alanlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kılıç, dar gelirli yurttaşların yaşadığı bölgelerde dönüşümün ya başlamadığını ya da sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Depreme hazırlığın afet sonrasına sıkıştığını dile getiren Kılıç, okullar, hastaneler ve kamu binalarının ne ölçüde güvenli olduğuna dair kamuoyuyla yeterli bilgi paylaşılmadığını söyledi. Afet yönetiminin yalnızca müdahale kapasitesiyle değil, risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Toplanma alanları uyarısı
Deprem toplanma alanlarının yetersizliğine de değinen Kılıç, bazı kentlerde bu alanların imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığını belirtti. Toplanma alanlarının yalnızca boş alanlar olmadığını, temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya sahip olması gerektiğini ifade etti.

Açıklamasının sonunda 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde sorunların hâlâ devam ettiğini kaydeden Kılıç, geçici barınma alanlarında yaşayan yurttaşların barınma, sağlık ve eğitim gibi temel sorunlarının tam olarak çözülemediğini dile getirdi. Verilen konut teslimi vaatleriyle gerçekleşen rakamlar arasındaki farklara da dikkat çekti.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak afetlerin kader olmadığını bir kez daha vurguladıklarını belirten Kılıç, bilim ve mühendislik esaslı, risk temelli politikaların acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Kılıç, “6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Eskişehir Olay Haber Merkezi

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nden 6 Şubat’ın üçüncü yılında açıklama
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Eskişehir Olay Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
Bize Katılın