Turgay Öztürk
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Porsuk’un Kıyısında “Soğuk Duş” ve Adaletin Terazisi

Porsuk’un Kıyısında “Soğuk Duş” ve Adaletin Terazisi

Savcı Mütalaasını Verdi: Yılmaz Hoca İçin 7 Yıla Kadar Hapis ve Yasak Talebi!
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eskişehir’in ayazı meşhurdur; insanı dinç tutar, kendine getirir. Ama dün Adliye koridorlarından şehre yayılan hava, bildiğimiz ayazdan çok daha keskin, çok daha dondurucuydu.

Şehrin siyaset kulislerinde fısıltı gazetesi çoktan manşetleri atmıştı ama resmi haber, öğle saatlerinde Eskişehir gündemine tabiri caizse “soğuk duş” etkisi yaptı.

Konu malum: Yılmaz Büyükerşen ve 23 bürokratının yargılandığı dava.

Hani şu meşhur Kentpark, masal diyarı Sazova ve şehrin gerdanlığı Porsuk Projesi… Yani Eskişehir’i “Eskişehir” yapan, turistlerin akın akın gelip fotoğraf çektirdiği o vizyon projeler.

Savcılık makamı, 2013 yılından beri süregelen, bir beraat edip bir bozulan, yılan hikâyesine dönen bu dosyada mütalaasını, yani son sözünü söyledi: “3 yıldan 7 yıla kadar hapis.”

Yetmedi, Hoca için “Siyasi Yasak” talebi de masada.


Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım. Biz gazeteciyiz, hakim değiliz. Kimseyi ne suçlu ilan edebiliriz ne de körü körüne aklayabiliriz. Yargı, bağımsız terazisinde neyi tartarsa, başımızın üstünde yeri vardır. Ancak bir köşe yazarı olarak, fotoğrafın bütününü okumak da bizim boynumuzun borcu.

Ortada çok ilginç bir tezat var.

Bir yanda, bu projelerle (Kentpark, Sazova) övünen, şehre kattığı değerle gurur duyan bir Eskişehir halkı var. Diğer yanda ise, “Bu projeler yapılırken ihaleye fesat karıştırıldı, kamu zararı oluştu” diyen bir iddia makamı.

Savcı beyin mütalaası ağır. İstenen cezalar, talep edilen siyasi yasaklar ve kamu zararının tazmini… Bunlar bir siyasetçi için, hele ki ömrünü bu şehre vakfetmiş, yaşı kemale ermiş bir isim için yenilir yutulur şeyler değil.

Dosyanın geçmişine bakıyorsunuz; 2016’da yerel mahkeme “Beraat” demiş. “Suç yok” demiş. Ama Ankara, Yargıtay 5. Ceza Dairesi; “Bir dakika, dosyayı yeniden inceleyin” diyerek kararı bozmuş. Şimdi 2021’de başlayan o ikinci perdenin final sahnesindeyiz.


Burada mesele sadece Yılmaz Hoca da değil. İmza yetkisi olan, gece gündüz demeden o projelerde ter dökmüş 23 bürokrat da aynı cendere içinde. Onlar için de uykusuz geceler demek bu.

Tabii bir de madalyonun diğer yüzü, “Vakıf Davası” var. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde o vakfa kayyum atanmıştı. Şimdi bu ihale davasından gelen mütalaa ile birleşince, Büyükerşen cephesinde hukuksal çemberin giderek daraldığı yorumlarını yapmak, sanırım falcılık olmaz.

Peki, şimdi ne olacak?

Savcının talebi, henüz mahkemenin kararı değil. Son sözü hakimler söyleyecek. Ancak savcılığın bu net ve sert duruşu, davanın seyrinin ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Eğer mahkeme heyeti, savcının mütalaasına uyarsa, Eskişehir siyasetinde taşlar yerinden oynamaz; adeta yer yerinden oynar.

Bizim temennimiz şudur: Hukuk, siyasi tartışmaların gölgesinde kalmadan, sadece ve sadece adaletin tecellisi için işlesin. Varsa bir kamu zararı, tüyü bitmemiş yetimin hakkı; elbette sorulsun. Ama süreç, bu şehre hizmet etmiş isimlerin haksız yere yıpratıldığı bir linç kampanyasına da dönüşmesin.

Gözler şimdi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vereceği nihai kararda. Porsuk sakin akıyor ama siyasetin suyu bu aralar epey ısınacak gibi görünüyor.

Bekleyip, göreceğiz. Kalın sağlıcakla.

Porsuk’un Kıyısında “Soğuk Duş” ve Adaletin Terazisi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Eskişehir Olay Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
Bize Katılın