Eskişehir Ekoloji Derneği Üyesi Mert Yedek Alpagut-Atalan maden projesine verilen ÇED raporunun gerçeği yansıtmadığını ve su tüketimi rakamlarının teknik olarak imkansız olduğunu belirtti.
Mert Yedek Alpagut-Atalan maden projesinin risklerine dikkat çekti
Eskişehir Ekoloji Derneği Üyesi Mert Yedek Alpagut-Atalan bölgesinde yapılması planlanan siyanürlü altın ve gümüş madeni projesine karşı yürütülen hukuk mücadelesi hakkında bilgi verdi. Proje için verilen ÇED olumlu kararına karşı çok sayıda sivil toplum örgütü ve vatandaşın dava açtığını söyleyen Mert Yedek mahkemenin bölgede keşif yapılmasına karar verdiğini belirtti. Keşif tarihinin henüz netleşmediğini ifade eden Mert Yedek bu incelemenin ardından yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirileceğini dile getirdi. Mert Yedek davanın takipçisi olduklarını ve projenin iptali için her türlü çabayı göstereceklerini vurguladı.
Tabip Odası ve Baro için verilen ehliyet kararı Danıştay yolunda
Dava sürecinde yaşanan hukuki gelişmeleri paylaşan Mert Yedek Eskişehir-Bilecik Tabip Odası ve Eskişehir Barosu tarafından açılan davaların mahkemece reddedildiğini söyledi. Mahkemenin bu kurumların faaliyet alanlarının maden projesiyle doğrudan ilgili olmadığı gerekçesiyle “ehliyet” yönünden ret kararı verdiğini anlatan Mert Yedek bu kararın doğru olmadığını savundu. Maden projesinin doğrudan halk sağlığını ilgilendirdiğini belirten Mert Yedek bu kurumların kamu yararı gözeten kuruluşlar olduğunu ifade etti. Mert Yedek davanın şu an Danıştay incelemesinde olduğunu ancak bu durumun keşif sürecini durdurmayacağını sözlerine ekledi.
Bilirkişi raporu halk sağlığı ve doğa için riskleri kanıtladı
Yakın zamanda Sarıcakaya bölgesinde Koza Altın projesi için yapılan keşfe değinen Mert Yedek oradan çıkan bilirkişi raporunun kendilerini haklı çıkardığını söyledi. Hazırlanan raporda maden faaliyetlerinin halk sağlığına, su kaynaklarına ve ormanlara geri dönüşü olmayan zararlar vereceğinin bilimsel olarak kanıtlandığını ifade eden Mert Yedek kendilerine yönelik “halkı yanıltıyorlar” iddialarının asılsız olduğunun ortaya çıktığını belirtti. Aynı endişelerin Alpagut-Atalan projesi için de geçerli olduğunu dile getiren Mert Yedek bölge halkının da bu mücadeleye büyük destek verdiğini ve projenin iptali için dava açtığını anlattı.
Vatandaşlar kamulaştırma baskısı nedeniyle arazilerini satıyor
Proje bölgesindeki arazi satışları hakkında konuşan Mert Yedek bazı vatandaşların mülklerini şirkete devrettiği yönündeki bilgileri değerlendirdi. Bölgenin büyük kısmının orman alanı olduğunu ancak özel mülklerin de bulunduğunu söyleyen Mert Yedek vatandaşların “kamulaştırma” korkusuyla arazilerini satmak zorunda kaldığını belirtti. Mert Yedek halkın bu süreçte yalnız bırakıldığını ve kamu gücünün şirket lehine kullanıldığını savundu. Satışların projenin kesinleştiği anlamına gelmediğini vurgulayan Mert Yedek mülksüzleştirmeye karşı da halkın haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.
Şirketin su kullanımı beyanları gerçeği yansıtmıyor
Maden projesinin su tüketimi konusundaki çelişkilere dikkat çeken Mert Yedek şirketin başlangıçta Sakarya Nehri ve Tarpak Göleti’nden su alacağını beyan ettiğini hatırlattı. Yıllık 9,4 milyon ton su kullanımının Eskişehir’in su tüketiminin yüzde 20’sine denk geldiğini söyleyen Mert Yedek gelen tepkiler üzerine şirketin yeni bir açıklama yaptığını belirtti. Şirketin artık bu kaynakları kullanmayacağını ve su tüketimini 780 bin tona düşürdüğünü iddia ettiğini söyleyen Mert Yedek bu durumun teknik olarak mümkün olmadığını savundu. Üretim sürecinde bir değişiklik yapılmadan su ihtiyacının bu kadar azalmasının imkansız olduğunu ifade eden Mert Yedek şirketin yanlış beyanda bulunduğunu ve projenin tarımsal sulama göletlerini kurutacağını dile getirdi. Yoğun su kullanımı ve tozuma gibi nedenlerle bölgedeki tarımın biteceğini söyleyen Mert Yedek bu durumun uzun vadede göçe yol açabileceği uyarısında bulundu.


















