Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal, Eskişehir kent merkezinde yaşanan su kesintilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Bakal, musluktan akan suyun sürdürülebilir ve içilebilir olmasının insan hayatı açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, kentte yaşanan kesintilerin artık krize dönüştüğünü ifade etti.
Bakal açıklamasında,
“Su kesintileri; bahanelerle açıklanamaz…
Musluktan akan suyun sürdürülebilir ve içilebilir olması, insan hayatının vazgeçilmezleri arasındadır. Eskişehir kent merkezinde şebeke suyu akışı sık sık kesintiye uğramakta, bu kesintiler krize dönüşmektedir.”
ifadelerini kullandı.
Yaşanan sorunun yalnızca altyapı ve su miktarıyla sınırlı olmadığını belirten Bakal, son kesintilerin aynı zamanda bir yönetim sorununu da ortaya koyduğunu dile getirdi. Eskişehir’in içme suyu kaynaklarının başında gelen Porsuk Baraj Gölü Havzası’nın hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti.
Bakal,
“Su miktarının ve altyapının yetersizliğinin yanı sıra, son yaşanan su kesintisi bir yönetim krizini de gözler önüne sermektedir.
Eskişehir kent merkezinin içme suyu kaynaklarından Porsuk Baraj Gölü Havzası, Eskişehir’in şah damarıdır.”
şeklinde konuştu.
Porsuk Baraj Gölü Havzası’nın korunmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Bakal, bu alana ilişkin özel hükümlerin daha sıkı şekilde uygulanması gerektiğini belirtti. Havzanın korunmasına yönelik denetimlerin titizlikle yürütülmesi çağrısında bulundu.
Açıklamasında,
“Porsuk Baraj Gölü Havzası mutlaka korunmalıdır. Porsuk Baraj Gölü Havzası özel hükümleri, sıkılaştırılarak uygulanmalı ve bu süreç titizlikle takip edilmelidir.”
ifadelerine yer verdi.
Son yaşanan su kesintilerinin nedenlerine de değinen Bakal, Porsuk Çayı’ndaki su seviyesindeki düşüşün ya da düşürülmesinin kent genelinde geniş alanları etkilediğini ifade etti. İçme ve kullanma suyu temininde birinci derecede sorumluluğun Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne ait olduğunu hatırlattı.
Bakal,
“Son su kesintisinde görüldüğü gibi, Porsuk Çayı’ndaki su seviyesinin düşmesi ya da düşürülmesi, şehirde geniş bir alanda su kesintisine neden olmaktadır.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ), şehre içme ve kullanma suyu sağlanmasının birinci derecede sorumlusudur.”
dedi.
ESKİ’nin temel görevlerinden biri olan içme ve kullanma suyu teminine daha fazla özen göstermesi gerektiğini vurgulayan Bakal, alternatif su kaynaklarının artırılmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti. Porsuk Baraj Gölü Havzası’na olan bağımlılığın azaltılması gerektiğini belirtti.
Kent merkezindeki su kayıplarına da dikkat çeken Bakal, şebeke yenileme çalışmalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasında, 2017 yılında yapılan Ilıca Göleti’ndeki suyun atıl durumda tutulduğunu belirterek bu kaynağın sisteme dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Bakal,
“EBB tarafından, kent merkezinde su kaybını dünya ortalamasına indirecek şebeke yenileme ve diğer işlemler acilen yapılmalıdır.
EBB’nin 2017 yılında yaptığı Ilıca Göleti’nde atıl vaziyette tutulan su, sisteme katılmalı; isale hattı yapılıncaya kadar bu göletin savak kapakları açılmalı ve DSİ Uluçayır Sel Kapanı kullanılarak Porsuk Baraj Gölü Havzası’na akıtılmalıdır.”
ifadelerini kullandı.
Tarımsal sulamaya ilişkin önerilerde de bulunan Bakal, açık kanallardan kaynaklanan su kayıplarının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Porsuk Baraj Gölü Havzası’nın temizlenerek kapasitesinin artırılması gerektiğini belirten Bakal, su kullanım bilincinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Açıklamasını,
“Su kullanma bilinci oluşturulmalı; içme, kullanma ve tarımsal sulamada kullanılan mevcut kaynaklar öncelik sırasına göre daha verimli değerlendirilmelidir.”
sözleriyle tamamladı.
